« Önceki | Sonraki »

5/7/2007

Mülteci Sızı

 

seziyorum yaklaşmış olanın sancısını

huzursuzluk en koyusu,su katılmamış

ayaklarıma tırmanan bu yüce bu mülteci sızı

karşılıyorum saganak gibi,bayramca..

 

endamında ses,firakın deli ifriti

kemiriyor kıskançlığın kollarını

zemheri susuzluğuma gömülen ah!

bir zambak buğusu,hücre hücre yayılan..

 

sarılıyorum anber kokusunda serinlik

boynumda terazi, ZEVAL düşene mahsus

imrenilen cazibesinde bir parça sedef

seziyorum semayı döndüren bu son muştu

5/7/2007

Bahanenin Mızrağı

pişmanlığın tel örgüleri sırtımda

birbirine değmiyor,haykırırken soluklarım

nasıl da hünerliyim, şaşırırken sen

sıraya dizdiğim her kelimenin okunda

aldırmıyorum hiç aldığın yaraya

 

öfkenin alevden kaidesine dayanıyor

sessizliği ayağa kaldıran ısrarım

eksiksiz bir çalım vuruyor yüzüme

dizgine gelmeyen muradım

 

bahanenin mızrağında siyah mil

mühürlüyor dilimdeki şikayeti

nazar değecek ezberimdeki cevaba

bu geç kalmayan son buyruk

senden de benden de yukarda

5/7/2007

Güçsüz Teselli

 

 

sinirler, ıslak kaygan bir zemin

kayıyor teselliye tutunamıyor

yenilmez yiğit savaşçıdır zaman

dudağının kenarında beliren

saydam titreşen tebessümdür

tonlarca yükün altında

içinden gelene duyulan tereddüt

sırtını döndüğüne korku

her dakika bir zümrüd-ü ankadır

uzattığı her tüyündeki sabır

yakası iliklenmiş cesaretin

daralmış sesi çıkmıyor

elbisesinde lime lime mağrur yeşil

bu camlara sinen rayiha

elindeki usta maharetin gücü

ezdiği duanın endişesidir

öne itilen pusatsız teslimiyet

yolu uzak,seferde ve yaşlı

gelmeyen haberin damarları

tıkanmış nefes alamıyor

sabıra dayanan bu efsundur şimdi

gökkubbede dualanmış bu son çınar

2/7/2007

Kederli Sarı

tuttursam uçlarından,boyu boyuna

nasıl da kederli yüzü sarının

nasıl da benzi atmış..,

kalabalıktan süzülüp bana kalan

bu sıcak,bu leylak yağmuru

sende sonu gelen hıçkırık,

bende etekleri zil çalan kahkaha

tuttursam tam gelecek birbirine

ağzını bıçak açmıyor firakın

her nefesi bir dehlizi açıyor

başını kaldırmaktan utanıyor neşe

zehirden bir cemreyi bölüyor ikiye

beyazı çok yorgunluğunda telaş

bu telli pullu haykıran sevinç

kanı çekilmiş acının sabahı

yaslanıyor birbirine beyazla sarı

nasıl bir merhem bu leylak yağmuru

narin dengedeki cılız ses

beyazın yanında buharlaşan

bu kederdeki son renk..

2/7/2007

Billur düş

billur düş suları içinde

bir deniz yıldızı doğdu kalbime

mercan kayalara vuran

sahil gibi yol alıyor usulca

 

yollar biteviye ateşböceği

şifa dağıtıyor ırmaklar dolusu

büyüyor deniz yıldız kalbimde

yürüyor nazarımda bir mavi

 

yıldırımlanmış bir düş bu

kamaşıyor deprem ayaklarımda

nemli bir duvar gibi yas'lı

çatırdıyor uykularımda

 

beni yağmalayan bu cendere

ağarmış topraklara doğru

denizin dibinde yüzüyor kalbim

dagılıyor mercan sahıllere

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı