Düş Ressamı
dünyanın hangi diliyle şarkılar söylerdim, şimdi çoktan unuttum.
Tek mevsimin elbisesi var üstümde, nefesimi tıkıyor bu eskiyen kokusu.
Sokaklar yıkılıyor şenlik ateşlerinden, bense: Bir ağıtı bölüştürüp eşyalara, en büyük parçayı kendime alıyorum.
Enkazları duruyor denizlerimin hüzünden küf tutmuş enkazlar. Çok oldu yüz çevireli onlardan, dünyayı oluruna bırakalı çok oldu. Heves ettiğim memleketlere düşmez oldu yolum. Yine de zorlamıyorum hiçbir şeyi, tutup yüzleri çevirmiyorum kendime. İçimi görmekten korkarken fotoğraf çektiremiyorum.
Deli bir rüzgar dönüyor başımda. Korkumu biliyor sanki, bileğimde soğuk bir demir hissi kıpırdayamıyorum… İşte karşısındayım.. Hayalle gerçeğin koştuğu yolda..
Bir düşün karşısında akıyor, çizilesi desenlerim;
Saçlarımı çiziyor önce bütün geceler dökülüyor ayak uçlarıma. Yürüdüğümüz yollar diziliyor, metre metre uzuyor. Suskunluğumuz haykırıyor en çok. En çok yuttuğum kelimeler acı veriyor.
Ellerimi çiziyor sonra… Birer buzdağına benzetiyor onları… Bir ucu senin, bir ucu benim kalbimde, üşüyorum..
Ayaklarımı tedirgin, cesaretimi korkak, vicdanımı sessiz çiziyor.
Üstüme bir bahar elbisesi çiziyor, küf kokulu bir gurbetten kalma, tenime yapışmış sanki, yıllardır hiç çıkmamış.
Gözlerimi sona bırakıyor, son darbe öldürücü olsun diye…
Siyah denizler var gözlerimde. Öyle sakin,dingin, tanıdık ve acemi… Bazen soğuk, bazen sıcak,gölgeli… Sonsuz bir uçurum çiziyor ıssız ve korkulu. Hiç uğrayanı yok gibi kaygılı, soluksuz kanat çırpan bir kuş… Yolu uzun, yorgun.
Aynı renkte binlerce çiçek çiziyor. Asık suratlı gecelere birer yıldız. Sızlayan şifasız yaralar, dermansız dertler gibi… Bir yas, bir ayrılık…
Siyah bir deniz…
Bir ağıt en koyusundan…
Vuslat elbisesi giymiş deli bir hasret çiziyor gözlerime…
Yani seni çiziyor!
0 yorum yazılmıştır