son mevlevi ayininden bu nefesbu mücerret ah nöbeti.ülfetin kitabesine yazıyorumsabrın terazisine son harf..omuzlarına ağır gelecek,bu müphem,bu tecessüs hırkası..sen başını gömdüğün kumlara güvenbenim ellerim biteviye maharet..ey...
dünyanın hangi diliyle şarkılar söylerdim, şimdi çoktan unuttum. Tek mevsimin elbisesi var üstümde, nefesimi tıkıyor bu eskiyen kokusu. Sokaklar yıkılıyor şenlik ateşlerinden, bense: Bir ağıtı bölüştürüp...
zahiri okunmuş masaldanpay için,kağıdın parlak yüzüne sarılmışruhunu istedi çingeneince,derinden işlenmişuzlet yakasını kaldırdısır evrenin tanığıelinin tersiyle sildiğiebedi ülkenin buharı boşluğa atılan her adımkutsal bir adakla bağlandıyankısına yaslanan...
kalenin burçlarında ağarıyor fethedilmiş hüsran senin için matem.. uykuya başkaldıran nöbet seherde yaprak yaprak açılan sana firkat.. bencilliğe eş tutulan fedakarlık erkenden bağıra çağıra körelen gece sen dargın.. kanatlarında yüzyıllık uykuyla süzülen kuşlar sorgusuz dizüstü düşen başının...
kendi öfkesinde ebedi misafir son nefesine hevesli son nefesine muktedir yesari bir ad bu konuldugu gün meçhul sesinde gizli sabah agırlıgınca titiz, ağırlığınca sabah. kaybolmak için değil, bulunmak için münzevi gittiğinde ardında kalan bu...
dilimde sedefli bir inci duasıgözlerimde şımaran bu fırtınaüst üste kopuyor başına buyrukkollarını iki yana açmış coşkusarılıyor istiridyenin şefkatinekumların kerametine adanmış,inciye baglanmış ömürgücenmiş titreyen dalganın vurgunuhissemden...
bu hezeyanda durmadan sızlayan elim bir yed-i beyza dileniyor ateşi çemberinden geçiren meçhul bir katresin dudağımda ölümcül gülümseyen yanıma ruhsuz elbisesin de dönüp duran fazla gelen bır süs gibiyim sana saltanatın...
Usulsüz Ritim Mutlak boşluğun gönüllüsüyüm Öylesine dikilen ayakta Bekleyiş cansız bedenini sürüklüyor Odadan odaya Vakit,duvarda sızıp kalan Berduştur,boyuna uyuklayan Bu cana batan nakarat Kulağıma muhalif Bu usulsüz ritim Tek başına.. Tek kaşını kaldıran hiddet Ört...
eteklerine kapanıyorum bu ağarmış dizleri tutmayan aşkın ben bu tufanın mucidiyim sen zifirinde bir gök.. sen kızgın demirdeki aman azad et beni...! yığılmış enkazlardan dökülen bir şehir harabesi, sesine yamanan dilsiz bir parçayım. hesabında...
seziyorum yaklaşmış olanın sancısını huzursuzluk en koyusu,su katılmamış ayaklarıma tırmanan bu yüce bu mülteci sızı karşılıyorum saganak gibi,bayramca.. endamında ses,firakın deli ifriti kemiriyor kıskançlığın kollarını zemheri susuzluğuma gömülen ah! bir...
pişmanlığın tel örgüleri sırtımda birbirine değmiyor,haykırırken soluklarım nasıl da hünerliyim, şaşırırken sen sıraya dizdiğim her kelimenin okunda aldırmıyorum hiç aldığın yaraya öfkenin alevden kaidesine dayanıyor sessizliği ayağa kaldıran ısrarım eksiksiz...
sinirler, ıslak kaygan bir zemin kayıyor teselliye tutunamıyor yenilmez yiğit savaşçıdır zaman dudağının kenarında beliren saydam titreşen tebessümdür tonlarca yükün altında içinden gelene duyulan tereddüt sırtını döndüğüne korku her dakika bir...
tuttursam uçlarından,boyu boyuna nasıl da kederli yüzü sarının nasıl da benzi atmış.., kalabalıktan süzülüp bana kalan bu sıcak,bu leylak yağmuru sende sonu gelen hıçkırık, bende etekleri zil çalan kahkaha tuttursam tam...
billur düş suları içinde bir deniz yıldızı doğdu kalbime mercan kayalara vuran sahil gibi yol alıyor usulca yollar biteviye ateşböceği şifa dağıtıyor ırmaklar dolusu büyüyor deniz yıldız kalbimde yürüyor nazarımda...
bu soğuk,bu sağır bu nemrutça bir gidiş sanki hiç dönmeyeceksin sahi dönmeyecek misin buzdan heykeller dikiliyor aramızda el birliği mi etti bütün şairler tuz basıyor her şiir yokluğuna içimde kaybolmuş bir...
Öfkemin koridorlarında geziniyorum korkuyor musun.. mermer sutunlar biçiyorsun tam boyuma göre aşılması,aşınması imkansız diye. ezilirken papatyalar fallarım asla çıkmayacak mor bir sümbül gördüm rüyamda ve kurşunlanmış bir kadın rüyalarıma bile dargın günışığı söylemediğin sözleri...
beyaz bir atlasa sarıyorum içli alıngan bu yağmuru buğday başaklarınca ıslanan eğildikçe çoğalan sonu gelmeyen bir güz var aramızda sararmış vadiler örüyor ellerime dokunmassan kırılacak bir bir dökülecek avuçlarına bir matem kadar...
Şiirinin,yazgımda kutsal bir şehrayin olduğu günü unut.. yersiz bir serenata dair düşler kurmayacağım.. artık aşkın bulutsu sözleri çoktan sıyrılmış ellerimden.. ben şimdi alnımı dayadım tesellisiz bir ağıta.. sen...